Tatil hayaliniz kâbusa dönüşmesin: Yazlık kiralarken sakın bu hatayı yapmayın!

Haber gorseli

Tüketici derneklerinin temsilcileri ve hukukçular, yazlık kiralarken dikkat edilecek hususları ve yaşanan mağduriyetlerde izlenmesi gereken yolları anlattı.

Yaz sezonuyla birlikte özellikle sahil bölgelerinde kısa süreli konut kiralamalarına yönelik talep artarken buna paralel olarak sahte ilanlar, kapora dolandırıcılıkları ve sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar da gündeme geliyor.

Uzmanlar, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için kiralama öncesinde bazı hususlara dikkat etmeleri, mağduriyet yaşanması halinde ise yasal haklarını zaman kaybetmeden kullanmaları gerektiğini belirtti.

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, vatandaşların, kapora dolandırıcılığı ile karşı karşıya kalmamaları için “ilanlardaki yazlıkların kısa süreli kiralama hükümlerine tabi olup olmadığını” öğrenmeleri gerektiğini söyledi.

Kat maliklerinin ilgili taşınmazın kısa süreli yazlık kiralama amacıyla kullanımına izin verdiğinin teyit edilmesi gerektiğini belirten Kiraz, şunları kaydetti:

“Yazlık kiralamalarda öncelikle konutun kısa süreli kiralamaya uygun izinlere sahip olup olmadığı ve kiralama işlemini yapan kişinin gerçekten ev sahibi ya da yetkili kişi olduğu teyit edilmeli. Tüm bilgiler ve yasal izinler teyit edilmeden asla ‘kapora veya ön ödeme talebi’ kabul edilmemeli ve para gönderilmemelidir. Sözleşmede kiralama süresi, konaklayacak kişi sayısı, ödeme ve iade koşulları ile elektrik, su ve aidat gibi giderler açıkça düzenlenmeli.”

Kiraz, önceden verilen bilgiler ile yazlığın özelliklerinin uyuşmaması durumuna işaret ederek, “Konutun tanıtılandan farklı özellikler taşıması halinde tüketici ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Evin teslim alınması ve teslim edilmesi sırasında mevcut durum fotoğraf ve görüntülerle kayıt altına alınması sonradan ortaya çıkabilecek hasar ve depozito uyuşmazlıklarının önüne geçecektir.” diye konuştu.

Ev sahiplerinin yapmaları gerekenlere değinen Kiraz, kısa süreli kiralama yapabilmeleri için gerekli izin belgelerini almaları, kat maliklerinin oy birliğiyle onayını sağlamaları, alt kiralama yasağı ve kimlik bildirim yükümlülükleri başta olmak üzere yasal düzenlemelere uymaları gerektiğini, aksi halde yüksek tutarlı idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerini belirtti.

TÜKETİCİLER MADDİ KAYIPLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİYOR

Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkan Vekili Aziz Koçal da yaz aylarının gelmesiyle internet üzerinden günlük, haftalık ve sezonluk yazlık kiralama taleplerinin arttığını hatırlatarak, bu artışla beraber tüketici mağduriyetlerinin de gündeme geldiğini söyledi.

Tüketicilerin büyük bölümünün “tatil yerine ulaştığında ilanlarda vadedilen koşullarla karşılaşılmadığına” yönelik şikayette bulunduğunu anlatan Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüketiciler, ilanda gösterilen ev ile teslim edilen evin farklı olması, fotoğrafların gerçeği yansıtmaması, deniz manzaralı veya denize yakın denilen evlerin farklı konumda çıkması, havuzun kullanılamaz durumda olması veya ortak havuz olduğunun sonradan öğrenilmesi, evin yeterince temizlenmemiş olması gibi durumlarla karşılaşıyor. Böcek bulunması ve kötü hijyen koşulları, klima, sıcak su, internet gibi hizmetlerin çalışmaması, kapora veya kira bedelinin alınmasına rağmen evin hiç teslim edilmemesi, sahte ilanlar ve dolandırıcılık olayları, depozito bedellerinin haksız şekilde kesilmesi veya hiç iade edilmemesi sorunları ortaya çıkabiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden veya doğrulanmamış internet sitelerinde yayımlanan sahte ilanlar nedeniyle tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabilmektedir.”

İLANIN EKRAN GÖRÜNTÜSÜ KEİSNLİKLE ALINMALI

Aziz Koçal, tüketicilerin tatil planı yaparken yalnızca fiyatı değil güvenilirliği de dikkate alması gerektiğini belirterek, mümkün olduğunca kurumsal ve güvenilir rezervasyon platformlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ev sahibi veya işletmenin kimliğinin doğrulanması gerektiğini söyleyen Koçal, “İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı, fotoğraflar, adres bilgileri ve kullanıcı yorumları dikkatle incelenmelidir. Yazılı sözleşme yapılmadan ödeme gerçekleştirilmemelidir.” dedi.

Koçal, taahhüt edilen özelliklerin sağlanmaması halinde öncelikle bu eksikliklerin fotoğraf ve video ile belgelenerek, işletmeye veya kiraya verene yazılı olarak bildirilmesi ve eksikliğin giderilmesinin talep edilmesi gerektiğini söyledi.

Sorunun giderilmemesi halinde yapılması gerekenlere değinen Koçal, “Tüketici, sözleşmeden dönme, ödediği bedelin iadesini isteme, ayıp oranında bedel indirimi talep etme, uğradığı maddi zararların tazminini isteme, uygun koşullarda başka bir konaklama yerine geçmek zorunda kalmışsa oluşan ek masrafların karşılanmasını talep etme haklarına sahiptir.” diye konuştu.

Koçal, tüm yazışmaların, ödeme dekontlarının, ilan görüntülerinin, fotoğrafların ve videoların saklanarak, uyuşmazlık halinde hak arama sürecinde delil olarak kullanılabileceğini bildirdi.

Tüketicinin mağdur olması halinde uyuşmazlık tutarının 186 bin liraya kadar kısmının tüketici hakem heyetlerine başvurarak alınabildiğini kaydeden Koçal, bunun üzerindeki tutarlar için tüketici mahkemelerine başvurulabileceğini ifade etti.

Koçal, gerçek olmayan ilanlarla tüketicilerin kapora ödemeye yönlendirilmesinin son yılların en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Piyasa fiyatının çok altında sunulan teklifler şüpheyle değerlendirilmeli, acele ödeme baskısı oluşturan kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir. Dolandırıcılık şüphesi bulunuyorsa vakit kaybetmeden en yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalıdır.” açıklamasında bulundu.

TÜM MASRAFLAR BELGELENİRSE TALEP EDİLEBİLİR

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük ise yazlık kiralamalarda en sık karşılaşılan sorunların yetkisiz kişilerin aracılık yapması ve ilanlardaki bilgilerle konutun gerçek durumunun uyuşmaması olduğunu söyledi.

Tüketicilerin kapora ödemeden önce kiralama işlemini yapan kişinin yetki belgesini veya tapu kaydını kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Küçük, ödemelerin mutlaka yetkili kişilere yapılması ve açıklama kısmında ödemenin amacının belirtilmesi gerektiğini bildirdi.

Küçük, vadedilen şartların sağlanmaması halinde bunun “ayıplı hizmet” kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ederek tüketicilerin yaptıkları tüm yazışmaları, fotoğrafları ve harcamaları belgeleyerek zararlarının tazminini talep edebileceğini, ayrıca mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurabileceklerini sözlerine ekledi.

yok

Author: Elif Kurt