New York Times’tan dikkat çekici değerlendirme: ‘Erdoğan’ın doğum teşvikleri etkisiz kaldı’

17 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan bir analizde New York Times, Türkiye’deki doğurganlık oranlarının tarihi düşük seviyelere gerilediğini vurguladı. Ülkenin doğurganlık oranı, 1,48 ile tüm zamanların en alt seviyesine inmiş durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, azalan doğum oranlarını “ihanet” ve “felaket” olarak nitelendirdiği ve bu sorunu çözmek amacıyla sunduğu nakit yardımları ve sübvansiyonlu kredilerin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle etkisiz kaldığı ifade ediliyor.

Türkiye’de nüfusun yenilenmesi için gereken ideal doğurganlık oranı 2,1 iken, bu oran son on yıl içinde hızla düşüş gösterdi. Hükümetin çeşitli teşviklerine rağmen, modern yaşam tarzı ve ekonomik kaygılar demografik yapıyı köklü bir şekilde değiştirmeye devam ediyor. Doğurganlık oranlarındaki değişim ise şu şekilde: 2000’lerin başında %2,1 (İstikrarlı/Yenilenme Seviyesi), 2014’te zirve noktası, 2017’de yenilenme eşiğinin altına düşüş, 2024’te %1,48 (Tüm zamanların en düşük seviyesi) olarak kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kariyer çocuk sahibi olmaktır” vizyonuna dayanarak 2025 yılı “Aile Yılı” olarak ilan edildi. Bu bağlamda yürürlüğe giren yeni teşvikler arasında, anne ücretli izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması, baba izninin 5 günden 10 güne yükseltilmesi, ilk doğum ödemesinin yaklaşık 110 dolar olması ve aylık çocuk ödeneğinin ikinci çocuk için 33 dolar, diğer çocuklar için ise 110 dolar olması gibi düzenlemeler yer alıyor. Ayrıca genç çiftlere faizsiz kredi imkanı sunuluyor.

Ancak bu teşvikler, sokaktaki gerçeklerle örtüşmüyor. İstanbul’da yaşayan ebeveynler, yükselen gıda fiyatları ve konut krizinin çocuk sahibi olmayı bir “lüks” haline getirdiğini belirtiyor. Dört çocuk annesi Zahide Erte, “Devletten aldığım aylık 110 dolar sadece bebek bezlerine yetiyor. Eşim asgari ücret alıyor ve iki odalı evde dar bir alanda yaşıyoruz. Eskiden dışarıda yemek yerken şimdi bu imkânımız bile yok.” diyor.

Sosyologlar, yeni nesil Türk ailelerinin artık “tek çocuklu ve çift gelirli” modeli ideal bulduğunu ifade ediyor. Eğitim seviyesinin artması ve kadınların iş gücüne katılım isteği, kariyer ile çocuk sahibi olma arasında bir seçim yapmayı zorunlu kılıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, durumu bir “hayatta kalma meselesi” olarak tanımlarken, AK Parti Milletvekili Leyla Şahin Usta genç nüfusun dinamizmi ve ekonomik katkıları açısından hayati olduğunu vurguluyor. Ancak her iki ismin de ikişer çocuk sahibi olması, Cumhurbaşkanı’nın “en az 3 veya 4 çocuk” hedefinin bürokraside bile yeterince destek bulmadığını gösteriyor. Uzmanlar, ekonomik istikrar sağlanmadan ve barınma krizi çözülmeden nakit yardımlarının “oyunun seyrini değiştiremeyeceği” konusunda hemfikir. Türkiye, yaşlanan bir nüfus ve iş gücü sıkıntısı riskiyle karşı karşıya kalma tehdidiyle yeni bir döneme adım atıyor.

Author: Elif Kurt