Teknolojik gelişmeler, endüstriyel değişimler ve yeni yaşam tarzları, geçmişte toplumun temel taşlarını oluşturan birçok mesleği ya tamamen sona erdirmiş ya da çağın gereksinimlerine uyum sağlayarak farklı bir biçime dönüştürmüştür. Tarih boyunca üretim ve hizmet talebini karşılayan pek çok meslek, zamanla ya kaybolmuş ya da mevcut koşullara göre yeniden şekillenerek yaşamaya devam etmiştir. Örneğin, at arabalarının yerini taksi ve taşımacılık hizmetleri alırken, kervanlardan lojistik firmalarına geçiş yaşanmıştır. Daktilo operatörleri, bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte dijital ofis uygulamalarıyla yer değiştirmiştir. Posta hizmetleri ise geleneksel yöntemlerden çıkıp kargo şirketleri ve dijital iletişim araçlarına evrilmiştir.
El emeğine dayalı meslekler de bu dönüşümden nasibini almıştır. Geleneksel hallaçlık, modern tekstil üretimi ile, sepetçilik ambalaj sanayisiyle, fotoğraf tablacılığı dijital baskı teknolojileriyle yer değiştirmiştir. Enerji sektöründeki dönüşüm, odunculuk ve kömürcülüğü tüp ve doğalgaz dağıtımına yönlendirmiştir. Aynı şekilde, sokak tellalları ve geleneksel eğlence ustaları, dijital içerik üreticileri tarafından geride bırakılmıştır.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanı Mesut Şengün, esnafı sınırlı sermaye ile emek ve bilgi birikimini birleştirerek üretim yapan kişiler olarak tanımlamakta ve mesleklerin dönüşümünü “yok olmaya yüz tutmuş” ve “şekil değiştirerek devam eden” kategorilerine ayırmaktadır. Şengün, Türkiye’de Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen 123 mesleğin yok olma riski taşıdığını belirtiyor. Örneğin, nalbantlık, sayacılık, hallaçlık ve arzuhalcilik gibi birçok meslek ya tamamen ortadan kalkmış ya da dijital sistemlerle yer değiştirmiştir.
Teknolojinin ilerlemesi, yaşam konforunun artması ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi, meslek yapısını doğrudan etkilemektedir. Artık birçok hizmet, dijital platformlar üzerinden hızlı ve pratik bir şekilde sunulmakta, bu durum ise usta-çırak ilişkisini zayıflatarak geleneksel mesleklerin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Şengün, esnafın değişime hızlı bir şekilde uyum sağladığını ancak mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Gençlerin mesleki alanlara yönlendirilmesi, hem Türkiye hem de dünya için ortak bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.
Avrupa’da bile nitelikli ustaların bulunmasının zorlaştığına dikkat çeken Şengün, özellikle yorgancılık, saraçlık, hamamcılık ve sayacılık gibi mesleklerin ciddi bir gerileme yaşadığını belirtmektedir. Öte yandan, güzellik, ulaşım ve kargo gibi sektörler ise teknolojinin etkisiyle büyüme kaydetmektedir. El işçiliği ile seri üretim arasındaki fark, hâlâ kalite, dayanıklılık ve ustalık üzerinden kendini göstermeye devam etmektedir.